Duvarların kaldırıldığı açık planlı evlerde en büyük zorluk, alanları birbirinden ayırmaktır. Mobilya yerleşimi konusunda halı, aydınlatma ve mobilya yönlendirmesiyle görünmez sınırlar çizmek mümkün. Bölme yapmadan alan tanımlamanın yollarını anlatıyoruz.
Çoğu durumda, mobilya yerleşimi ile ilgili tercih yaparken gunluk kullanim aliskanliklarinizi listelemek isabetli olur. Evde cok vakit geciren bir aile ile haftanin cogunu disarida gecirenlerin ihtiyaci ayni degildir. Dayaniklilik, temizlenebilirlik ve tamir edilebilirlik kriterleri de en az gorunum kadar belirleyicidir.
Mobilya yerleşimi secerken ilk bakilacak sey mekanin metrekaresi, tavan yuksekligi ve dogal isik miktaridir. Bu uc veri, hangi renk tonunun ve hangi hacimdeki parcanin uygun olacagini buyuk olcude belirler. Estetik begeni ancak bu teknik cerceve icinde anlam kazanir.
Çoğu senaryoda, mobilya yerleşimi konusunda dar alanlarda calisirken hedef, metrekare kazanmak degil algiyi genisletmektir. Zeminden yukselen ayakli mobilyalar, ayna yerlesimi ve dikey depolama bu algiyi guclendirir. Ayni renk ailesinde kalmak da gorsel kirilmalari azaltir.
Mobilya yerleşimi konusunda cok islevli parcalar kucuk evlerin en buyuk destekcisidir. Icinde depolama bulunan puf, acilir masa ve raf gorevi goren basucu cozumleri hem yer kazandirir hem de dagilikligi onler. Az sayida ama dogru secilmis parca, kalabalik bir duzenden her zaman daha ferah gorunur.
Hazir urunler hizli teslimat, net fiyat ve kolay iade avantaji sunar; standart olculu mekanlarda cogu zaman yeterlidir. Ismarlama uretim ise nis, kolon, egimli tavan gibi zorlu detaylarda santimetre kaybini sifira yaklastirir. Aradaki fiyat farki, kazanilan kullanilabilir alanla birlikte degerlendirilmelidir.
Tirmalamaya dayanikli dokular ve cikarilip yikanabilir kiliflar temizlik yukunu ciddi olcude azaltir. Mobilya yerleşimi konusunda devrilme riski olan yuksek parcalari duvara sabitlemek de sart.
Sıklıkla, satin almadan once tasiyici parcalarin sagligini ve boce izini kontrol etmek gerekir. Mobilya yerleşimi konusunda kucuk bir zimpara ve yeni bir cila cogu parcayi yeniden hayata dondurur.
Eski bir dolap ya da elden dusme bir sandalye, seri uretim agirlikli bir odaya karakter katar. Mobilya yerleşimi ile ilgili arayista bit pazarlari, ikinci el gruplari ve antikacilar surprizli sonuclar verir.
Bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Mobilya yerleşimi konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
Butceyi urun fiyatlariyla sinirlamak, sureci en cok zorlayan yaklasimdir. Nakliye, montaj, elektrik ve su tesisati duzenlemesi, boya ve atik kaldirma gibi kalemler toplam tutarin yuzde yirmisine kadar cikabilir. Bu nedenle planlanan rakamin uzerine bir pay ayirmak gerekir.
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Mobilya ve tekstilde sezon sonu geçişleri, yıl sonu envanter dönemleri ve büyük indirim haftaları fiyat avantajının en yüksek olduğu zamanlardır. Ancak ölçüleri ve ihtiyaç listesini önceden hazırlamak, indirim yüzünden eve uymayan parça almanın önüne geçer. Sipariş üretimi olan ürünlerde teslim süresi uzayabildiği için yenileme takvimini alışverişten en az bir iki ay önce kurmak yerinde olur.}
Çoğu durumda, puf kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Çoğu zaman, masif ahşap, doğal taş, seramik ve tam deri gibi malzemeler ilk yatırımda pahalı görünse de on yılı aşan kullanım ömürleriyle kendini amorti eder. Yoğun kullanılan yüzeylerde suntalam yerine lake veya kaplama kalınlığı yüksek ürünleri tercih etmek şişme ve kabarma riskini düşürür. Tekstilde ise metrekare ağırlığı yüksek, sürtünme dayanımı test edilmiş kumaşlar daha geç yıpranır.
Dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Öte yandan, mobilya yerleşimi konusunda küçük bir köşeden başlayıp sonucu görmek, hem motivasyonunuzu artırır hem de bütçenizi kontrol altında tutar.